Sayın Protokol Üyeleri, Değerli Hemşerilerim, Sevgili Öğrenciler;
19 Mayıs 1919’da Atatürk’ün Samsun’a çıkarak Milli Mücadeleyi başlatıp, 29 Ekim 1923 tarihinde de “Türk Milleti’nin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.” diyerek ilan ettiği Cumhuriyet, Türk Milletine bırakılmış en büyük miras ve vazgeçilmez bir değerdir.
Büyük Önder Atatürk’ün eseri, büyük bir devrim ve milletimize eşsiz bir miras olan Cumhuriyetin ilanının 85. yılını birlikte kutlamanın mutluluğu, coşkusu ve heyecanı içindeyiz.
Türkiye için sadece bir yönetim şekli değil, aynı zamanda tarihimizin en kapsamlı çağdaşlaşma hamlesi olan Cumhuriyet, getirdiği çağdaş açılımlarla Türk insanının ufkunu genişletmiş, bu sayede ekonomik, sosyal ve siyasal hayatımız görülmemiş bir dinamizm kazanmıştır.
Cumhuriyetimizin temel hedefi; görevlerini yerine getiren, haklarını kullanabilen, özgüveni gelişmiş, üretken bireyleri topluma kazandırmak olmuştur.
Ülkemizde yaşayan herkes hürdür, temel hak ve özgürlükler Anayasa ve kanunlarla çerçevesi çizilen bir sistem içerisinde özgürce kullanılabilmektedir. Herkes, aynı geçmişi ve ortak bir geleceği paylaşmaktadır. Herkes, tasada, kederde ve sevinçte ortaktır.
Bugün Türkiye, İslâm dünyasındaki laik ve demokratik tek devlet, çağdaş bir ülke, şu anki ekonomik krize rağmen Dünya’nın en büyük 25 ekonomisinden biri, bölgesinde hatırı sayılan güç, bir istikrar unsuru ve Avrupa Birliği’ne aday bir ülkedir.
Sevgili Hemşerilerim;
Ülkemiz, üzerinde bulunduğu coğrafya itibarı ile politik, stratejik ve ekonomik bir cazibeye sahiptir. Bu nedenledir ki; binlerce yıldır bu topraklarda aynı bayrak altında yaşayan insanlar üzerinde hep plan üstüne plan yapılmış, oyun içinde oyun oynanmıştır. Ancak, tek yürek olmuş milletimiz sayesinde bu oyunlar boşa çıkarılmıştır. Bundan sonra yapılacak planlar da sonuçsuz kalmaya mahkûmdur.
Günümüzde ülkemize yönelik, vatan sınırları içerisinde kardeşçe yaşayan Türk halkını kışkırtmak amacıyla yapılan, çeşitli eylemler ve provokasyonlar git gide yoğunlaşmıştır. Birlik ve beraberliğimizi sağlamak her zamankinden daha mühim bir görev haline gelmiştir. Ülkemize, içte ve dışta yapılan bu saldırılara karşı çok dikkatli olmalıyız. Cumhuriyetin temel değerlerine sahip çıkarak Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza dek yaşatmak hepimizin birinci görevi olmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Laik ve demokratik anlayıştan taviz vermeden, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çizmiş olduğu çağdaş uygarlık yolunda hızla ilerlemektedir. Buna hiçbir güç engel olamayacak ve Türkiye Cumhuriyeti devleti sonsuza kadar yaşayacaktır. Yeter ki bizler Atatürk’ün mirası olan bilimsel ve akılcı yoldan ayrılmayalım.
Değerli Öğretmenler;
Bilginin en önemli kazanım ve güç olduğu günümüzde; bilimin aydınlatıcı ışığında “erdemli insan yetiştirmek” düsturu ile gelecek nesilleri şekillendiriniz. Sizler, Cumhuriyeti koruyacak, payidar kılacak, yükseltecek ve yüceltecek kişilikli, nitelikli bireyler yetiştirdikçe gaflet, dalalet ve hatta her çeşit hıyanet sonuçsuz kalacak, Cumhuriyetimizin nice yıldönümleri huzur ve mutluluk içinde kutlanacaktır.
Sevgili Gençler ve Kıymetli Öğrenciler;
Sizler, Atatürk’ün deyimiyle “Geleceğin ümidi, ışıklı çiçekleri” siniz. Büyük Önderimiz M. Kemal Atatürk’ün “Bu eseri onlara bırakacağım ve gözüm arkada kalmayacak” sözü ile işaret ettiği ve Cumhuriyeti emanet ettiği gençlersiniz. Taşıdığınız bu emanetin ağırlığının ve sorumluluğunun bilincinde olduğunuza inanıyor ve sizlere güveniyoruz. Geleceğimize yön verecek olan sizlersiniz. Bu ülke, sizlerin çabası ile dünyadaki saygın yerini alacaktır.
Unutmayınız ki; Hak ve Hürriyetlerden yoksun toplumların ayakta kalmaları ve yaşamaları mümkün değildir. Bu nedenle, bizlere, gelecek nesillere düşen en önemli görev; Türkiye Cumhuriyeti’nin Ülkesi ve Milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunmak, Atatürk İlke ve İnkılâplarını koruyup kollamak olmalıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle; Cumhuriyet’in kuruluşunun 85. Yıldönümünü kutlar, Büyük Önder Atatürk, silah arkadaşlarını ve canlarını bu uğurda feda eden şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anarım.
